4.OLAĞAN KONGREMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK


447 | 13.11.2018
| |

Eğitim Bir Sen Sinop Şubesi olarak 4. Kongremizi gerçekleştirdik, Kongreye Sinop Milletvekili Nazım MAVİŞ, AK Parti İl başkanı Ali ÇÖPÇÜ ve beraberinde ki heyetin katılımıyla gerçekleştirildi.

                        Divan kurulunun teşkilinden, ardından da Memur Sen Ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN’ın mesajı okundu. Şube Başkanı Ramazan ÇELİK  yaptığı konuşmada;  bu aziz vatan için şehadet şerbetini içmiş,  tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, Ailelerine, hısım, dost, akraba ve sevenlerine sabır, Gazilerimize de sağlık, mutluluk ve afiyetler diliyorum.

İlimiz bu gün Tarihi günlerinden birini yaşıyor. Eğitim Bir Sen Sinop Şubemizin 4. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştiriyoruz. Şube kongremizi, sendikamızın kuruluşundan beri benimsediği demokratik teamüllere ve ahlaki ilkelere yaraşır olgunlukla yapıyoruz. Kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyor; başta Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan ve arkadaşları olmak üzere, öncülerimize, emek veren başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, ilçe ve işyeri temsilcilerimize şükranlarımı sunuyor, hepinizi yürekten selamlıyorum. Kongremize hoş geldiniz.

 

Değerli dostlar,

Bizleri Eğitim-Bir-Sen çatısı altında tanıştıran, buluşturan, konuşturan, koşuşturan Rabbime sonsuz şükürler olsun. Birlikteliğimiz bereketli olsun. Bu yolda olmak kadar, yolu sizlerle omuz omuza yürümektir asıl önemli olan. Gücümüz; kalbimizi, aklımızı, heyecanımızı, hayallerimizi bir araya getiren örgütlülüğümüzdür.

Eğitim-Bir-Sen, medeniyet ve irfan havzamızın tertemiz kaynaklarından beslenen şair, yazar, mütefekkir Mehmet Akif İnan ve dava arkadaşlarının samimi, fedakâr öncülüğüyle, mesleki dayanışma ve eğitim meselelerine çözüm arayışlarının yanı sıra medeniyetimizin unutturulmak istenen değerlerini tekrar canlandırmak amacıyla kurulmuştur.

Tarihî kök bağları, oturmuş geleneği ile kurumsal yapısını tamamlayan sendikamızın faaliyet alanı, geldiğimiz aşamada ülke sınırlarını aşarak iklimleri kateden, gürül gürül akan bir nehre dönüşmüştür. Bu nehir, bağrından fışkırdığı medeniyet coğrafyamızdan beslenmekte ve dönüp tekrar gönül coğrafyamızı beslemektedir. Her türlü şahsi bakış ve beklentinin fevkinde olan bu akış ve döngü içinde sürekli canlı, diri kalmaktadır. Türkiye’nin ancak başarılı bir eğitimle, kültür, irfan ve medeniyet değerlerine dönerek ileri hedeflere ulaşacağı ısrarıyla akışını sürdüren bu hareket, sizler gibi inançlı, kararlı, fedakâr dostların, dava adamlarının omuzlarında yükselmiştir, yükselmektedir.

Eğitim-Bir-Sen’i var kılan sebepler, geçmişte ülkemizin ve insanımızın karanlık kâbusu olan realitelerdir. Bir korku filminden farksız olan o realiteler, insan haklarına duyarsız, inanç ve düşünce özgürlüğüne karşı yasakçı, vesayetçi, darbeci ve her alanda ülkeyi geri bırakan, dış odaklarla iş tutan zorba zihniyetin Türkiyesi’ni oluşturmuştur. Bu zihniyetin sahipleri, milletimizi yoksullaştırdıkları ölçüde var ve varlıklı oldular; halkın umudunu, gayretini öldürdükleri ölçüde yaşadılar. Bu karanlık, kirli amaçlarında belli bir oranda başarılı da oldular. Ekonomik yoksulluğun yanı sıra yaşanan anarşi ve terör olayları, darbeler, milletimizin hayat dolu enerjisini tüketmiş, hayallerini yok etmişti. Enflasyon, faiz, döviz şeytan üçgeni, bütün birikimimizi yutunca ülke maddi manevi çöküntü yaşar olmuştu. Yasaklar ve yoksulluk adeta kader gibi algılanıyordu. Böyle algılansın istiyorlardı.

Güvensizliğin ruhumuzu kafeste mahkûm edip teslim almaya yöneldiği bu zor zamanda, Eğitim-Bir-Sen, çağları aydınlatan bir ateşin meşalesini yakarak bir yürüyüşe çıktı; “Bir adım atarsak kafes kırılır/ Belki birden erir zincirlerimiz” diyerek canhıraş bir çağrıyla. Bu çağrı, milletimizin tahakkümü asla kabul etmeyen, zulme ve karanlığa boyun eğmeyen özgür ruhunda, asil vicdanında yankılandı ve karşılık buldu. İşte bu kıtalar büyüklüğündeki davanın siz şimdiki temsilcileri, yürekleri ülkemiz kadar büyük, coşkulu, adanmış insanlar, size selam olsun. Ülkemize müjde, mazlumlara umut olan birlikteliğimiz kutlu olsun.

Ülkemizin en zor, en sıkıntılı zamanlarına, içimize kök salmış inançla cehalete karşı bilgiden, yasaklara karşı özgürlükten, zalime karşı mazlumdan yana duruşumuzla direndik. Bizimkisi bin yıllık aklın, bin yıllık ruhun, vicdanın, irfanın; kalbin, imanın, özgürlüğün, emeğin direnişidir. Türkiye’nin yakın geçmişindeki çalkantılı süreci izleyenler, bu aşamaya çok zorlu mücadeleler sonrasında geldiğimizi bilirler. Ülke ve toplum olarak sıkıyönetimleri, millet iradesine yönelik darbeleri, çağ dışı yasakları, yıldırmaları, haksız yargılamaları, hapisleri, işkenceleri, idamları aşarak geldik. “Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır” anlayışıyla, aydınlık bir sabah ve güneşi düşleyerek geçtiğimiz karanlıklardan bize kalan tecrübelerle, birikimle, bilinçle geldik! Karanlık dehlizlerden cefayla geçip bize yol açanları vefayla izleyerek yasaklara karşı mücadelemizde bir adım bile geri atmadık. Şimdi çocuklarımıza daha güçlü yarınların, bağımsız iradeyle bu topraklarda binlerce yıldır var olmanın teminatını veriyoruz.

Başta terör ve savaş olmak üzere, yerel, bölgesel veya küresel ölçekte hak ve özgürlük ihlallerine karşı sesimizi, sözümüzü hep yükselttik. Her zaman kardeşlik çağrılarıyla birlik ve beraberlik için harç olduk, kardeşlik hukukunu koruduk. 28 Şubat’ın zulmüne, haklı olmanın verdiği güç ve güvenle karşı durduk. 15 Temmuz işgal girişiminde de hiç düşünmeden, tereddüt etmeden alanlara aktık, tankların, tüfeklerin karşısına çıktık.

Bizim yol ve dava arkadaşlığımızın, teşkilatımızın kimi öncelikleri vardır. Ancak ilk önceliğimiz ülkemizdir, Türkiye’dir. Biz insanı, inancı, umudu, tarihi, beklentisi, özlemi, öfkesiyle Türkiye’nin gerçeği, ümmetin umuduyuz. Bütün bu derinlikleri ve genişlikleri ile Türkiye de bizim gerçeğimizdir. Eğitim-Bir-Sen, Türkiye’nin derin bilincini, insani hassasiyetlerini, kararlılığını ve azmini harekete geçirmiştir. Eğitim-Bir-Sen, inanç, umut, güven, samimiyet demektir. Biz varsak umut bitmeyecektir. Yol kapanmayacak, yürüyüş aksamayacak, menzil şaşmayacak, niyet bozulmayacak, yükseliş durmayacak demektir. Biz varsak diz çökülmeyecek, teslim olunmayacak, ezan susmayacak, bayrak inmeyecek demektir.

Örgütlü gücümüzle emeğin, bilginin, onurun, özgürlüğün teminatıyız. Bizim nitelik ve nicelik olarak büyüyen örgütlü gücümüze Türkiye’nin ekmek kadar, su kadar ihtiyacı vardır. Biz varsak umutsuzluğa, cehalete, esarete, tahakküme yer olmayacaktır. Zulme, baskıya, şiddete, hak gasbına geçit vermedik, vermeyeceğiz.

 

Eğitim-Bir-Sen Bu Ülkeye Çok Şey Kattı

              Kongrede diğer bir konuşmayı ise AK Parti Milletvekili  Nazım Maviş yaptı. MAVİŞ yaptığı konuşma da öğretmenliğin ve öğretmenlerin öneminden bahsederek hayatında idol olarak benimsediği öğretmenlerini unutamadığını, bu nedenle de eğitim camiası arasında bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sendikaların ve sendikacılığın camia olarak geç kalınmış bir hareket olduğunu belirten MAVİŞ, Eğitim-Bir-Sen gibi bir sendikanın olmamasının bedelini Türkiye’nin uzun yıllar ödediğini belirtti. Merhum Mehmet Akif İnan ile geçirdiği günleri hiç unutamadığını ve İnan'ın ülkemiz için büyük bir değer olduğunu kaydeden MAVİŞ, "Akif İnan edebi ve kültürel kimliğinin yanında kendini ülkesine adamışlığın adını bu gün Eğitim-Bir-Sen’de kendini göstermiştir" ifadelerini kullandı.  MAVİŞ; "Eğitim-Bir-Sen’in bu güne kadar çalışanları; eğitimcilerin haklarını, alınterlerini ve emeklerini korumanın yanında demokrasiye ve insan haklarının korunmasına da önemli bir destek ve güç sağlamıştır. Kamuda başörtüsü serbestliği için ortaya koyduğu irade, ülkede 12 Milyon 300 bin imza olarak karşılık buldu. Bundan cesaret alan siyasetin de o güne kadar cesaret edemediği bir kararla başörtüsünü serbest bıraktırdı. Başka hiçbir çalışma yapmasa da bu onur, bu sendikaya yeter. Ancak görünen o ki yeni Türkiye’nin kurulmasında siyaset kurumu ile birlikte topluma yön verilmesi noktasında, kadrolarının güvenilirliği ve ülkemize adanmışlığı ile çok önemli görevleri ve misyonu taşıyacağına inanıyorum" diye konuştu.  Konuşmasının son bölümünde ise Sinoplu olarak kendisinin tam bir Sinop aşığı olduğunu, Sinop’u marka şehir yapma yolunda hiçbir engelin bulunmadığını kaydeden Maviş, Sinop’un kalkınması ve marka şehir olması yolunda Eğitim-Bir-Sen teşkilatından destek beklediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı; "Gelecek öneri ve görüşlerimiz, projelerimizle şehrimizi en gözde şehirlerden birisi haline getireceğimizi belirtti. Kongrenin hayırlar getirmesini dileyerek görev alacak arkadaşlara başarılar diliyorum"

 

YENİ YÖNETİM KURULU

Kongrede daha sonra yönetim kurullarının ve diğer organların seçimlerine geçildikten sonra yeni yönetim kurulu şöyle oluştu; Ramazan Çelik (Başkan) Nadir Aysa (Başkan Vekili), Özgür Akbulut (Başkan Yardımcısı), Alaattin Şahin (Başkan Yardımcısı), Mümüne ŞAHİN (Başkan Yardımcısı), Emrah KARASU (Başkan Yardımcısı), Talha KÖKLÜ (Başkan Yardımcısı)     

Güven Tazeleyen Ramazan ÇELİK Teşekkür ederek yeni yönetimin eğitim camiasına ve ilimize hayırlı olmasını diledi.

 

Kongre
Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top